Anasayfa » Denemelerim

Deniz Feneri – Veda

22 Mayıs 2013 02:42 Yazar:Mecnun R. 1.697 kez okundu Yorum Yok
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylas FriendFeed'de Paylaş

Oturdu dizlerinin üzerine…
İnsan değişebilir mi, dedi ve sustu.
Üşüdüğünü hissettiğim anda bir sıcak kahve ile ayıltmaya çalıştım geleceğini karanlığına gömen genç yüreği.

Kurşuni bir renk vardı artık kafasını kaldırdığı semalarda…
Anlamalıydım halinden, incitmemeliydim.
Bilir misiniz, bilebilir misiniz? Bir yüreğin desibel kadar hassasiyetle uçsuz bucaksız kırılabileceğini…
Hala iyi midir, diye sorularla boğuşup kendini unutmuştu.
Yüzünü iki avcum arasına alıp gözlerine bakmaya çalıştığımda farkettim utandığını.
O anda gözlerini kaçırıyordu. Gözlerinin en derinine bakan gözleri şimdi kaçıyordu insanlardan.

Söyleyemediğin ne varsa ‘Söylesene!’ dedim.
İncitmekten korktum, dedi.
O an, neler kaybettiğini “O” düşünsün bırak peşini artık, demek istedim.

Mantığıma gelen her şeyi gönlümle ezdim ben, kaybettim. Onu hiç kimsenin sevemeyeceği kadar masum sevdim, “O” ise mahvetti her defasında, dedi…

Söylemedim, söylemek istemedim.
Kırılmasın. Hiçbir zaman üzülmesin, dedi.
Sana bunları yaptıktan sonra mı, dedim.
Ne yaptı ki, dedi. Kafası dumanlanmıştı bu gecede. Hatırlayamıyordu, belki de hatırlamak istemiyordu.
Keşke öyle olsa, dedim kendi kendime.

Ömrünün geri kalanını onunla “kaybederek” yitirmek mi istiyorsun?
Sessizliğine karşı dilimden çıkanlara pişman olmuştum.

O kadar şey sustum ki ben, dedi. Ağlamıyordu eskisi gibi…
Keşke söyleyebilseydim, dedi. “Belki de maraz doğurdum kendi kendime…”

İyice kendinden geçiyordu genç adam. Gözlerini kaldırdı, “İyiyim ben”, dedi.
Öyle olmadığını biliyordum titreyişinden, hissediyordum. Üşüyordu, sıkı sıkı giydiriyordum.
“Yine”, “yeniden” dese, kabullenecekti acizliğine olur vere vere…

Bir kez olsun git demedim, dedi. “O hep gitti.”
Git deme, dedim. Şaşırdı… Anlamsızca bakmaya başladı, göz bebeklerinin titrediğini görebiliyordum.
Git deme! “Git” dedim. O senden defalarca af dileyerek geri dönmüşse, oyuncak etmiş ve hala aptal bir yolcu gibi ineceği kıyıyı bilemediyse, git dedim, git ve bit. Düşünme! O’nun o başkalarına sunduğu iğrenç kahkahalarıyla yaşadığı rezilliği bilme. Hiç yoktu, sende hiç olma yıkıp giden kahkahalarının gerisinde.

Başını dizlerime koydu, iki büklüm olmuştu kıpırdamadan eğilmişliğinde. Yanlış anlamıştı. Kendisi gibi sanmıştı onu. Bir sonraki olacak olanı da öyle sanacaktı. “Bir sonraki ?” diyerek tutuldu dilim. Çok sevmişti. Sabretmişti verdiği her acıya. Bir daha yaşamak istemeyecekti. Güvenemezdi ki insan bir daha aynı duygularla yakalanırsam diye. Yalandan korkmuştu. Aciz insanlarla karşılaşmaktan korkuyordu.

Sonra bende sustum.
Kendime sordum,
kendime sustum.

Titremeye başlamıştı nefesi…
Kaldırdım omuzlarından tutarak…
“Sokakta gördüğün herkesi ‘O’ sanacaksın.” O seni unutamayacak! Unut onu. Seni unutamadığı gibi ver cezasını. Acısını bas yüreğine, kanasın dursun…
Buluştuğun yerlere gideceksin bir zaman sonra…
Gittiğinde yürüdüğün kaldırımlara bak.
Unutamadıysan eğer, bak izlere.
Kiri kazınmış kaldırımlarda neyi aradığına bir daha bak!
O seni unuttuğunu sanacak.
Sen unut demiyorum ben sana. Hatırlama!

Aklındakiler tam olarak söylediklerinden ibaret değil, biliyorum.
Git demekten daha acıdır, gitmen diyorum. Cesaretini topla ve git. Hatta siktir ol git artık onun izini taşıyan lekeli bir hayatın peronundan.
Uzaklaş artık sende bıraktıklarından…


Uzun uzun konuştuğumu fark ettim. Bir de acıyan kalbini düşünürken, üzerine çok gittiğimi…
Al dedim, avuçlarına bırakmıştım sonunu göremediği bir ipin ucunu.
Kapıyı aralık bırakıp çıkmıştım ki… Bir sıçrayışlık kan kokusu duyuldu odadan.

Avcunda bir not tutmuştu;
“Sen defalarca gittinde ne oldu sevgili?
Bir kez olsun gidiyorum diyerek yıktım mı ben seni!

Başkalarının sözleriyle duygu bulursun anca!
Silinmiş bir harf olmanı isteyemem böyle kanadıkça…
Sensiz geldim ben, sensiz gideceğim amma;
Git diyemem hala…”

Son sözleri dizelerinde oldu.
Gitmişti genç adam.
Gitti ve bitti.

~ SON ~

4 sene önce yazılmıştır.

Benzer Yazılar

    Tanışalım mı?
    Uzun zamandır seninle konuşabilmek için cesaretimi toplamaya çalışıyorum. Seninle konuşmaya yeltendiğimde heyecanıma yenik düşüp kendimi bekler halde buluyorum. Seninle ilgili senden habersiz hayaller kuruyorum. Gönül istiyor ki, bize fırsat...
      Uzaktan çok daha memnun oldum
      Sanırım duyduğum o hoş ses senindi. Dönüp dudaklarına bakmak istedim. Bakamadım, konuşan sen miydin? Merak ettiğim için pişman ettirmeyecek, gözlerimi kapatıp sadece sesine yoğunlaşmayı isteyecek kadar işledi kulaklarımdan kalbime doğru....
        Ne kadar kumral olsan da
        Sadece tek başına yemek yemen dikkatimi çekmişti. Bakışların da onu anımsatmıştı sanki. Bir adımlık sağanakta vardı dışarda. Sen ne düşündün o camın ötesine bakarken, çok merak ettim aslında. Bir kez daha karşılaşabilir miyiz,...

Mecnun R.

http://www.omrum.net O artık resmen bir ekonomist. Aynı zamanda web geliştirici ve blog yazarı. Gitarıyla seslendirmeye çalıştığı şarkılarda yaşayan bir ruh hastası. İşte sana minik bir tanıtım yazısı. Detaylı bilgi için tıklaman gereken yer Hakkımda sayfası..! Mecnun R.

Bu yazı hakkında yorum yapmak ister misin ?

RSS ile bu yazıya yapılan yorumları takip edin.
Yorumlarınız hava filtresinden geçtikten sonra yayınlanacaktır.Ona göre yazınız. :)

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Yorumlarınızda görünmesini istediğiniz avatarı bu adresten e-postanıza tanımlayabilirsiniz » Gravatar.