Anasayfa » Hakkımda

Hayat Hikayem

        İlk gençlik yılları…Güneş başka şekilde doğar o çağlarda.Her mevsim bahardır,her gün yeni bir başlangıçtır.
Ümitsizliği tatmamış yüreklerde katıksız ilk gençlik aşkları vardır.Hiçbir hüzün barınamaz tutkularına sınır olmayan gencin kalbinde.En büyük sıkıntı kırık bir not,ergenlik sivilcesi veya denize girememek…

Yazık ki badem ağaçlarının çiçeklendiği günler kısa sürer…

     Sivas’a çarpan göktaşının içinden çıkan yaratık benim…Japon kızlara hastaydım.Gözleri çekik çekik çok hoşuma giderlerdi ve gidiyorlarda.Doğayı ve denizi çok seven bir yapım olduğundan ileride bir tekne alıp denizlere açılmak istiyorum…

     Sonuçta bir liseliydim.Artık okuduklarımın etkisiyle kafamda zamansız fikirler,kendime göre bazı doğrular oluşturmaya başlamıştım.Benim düşüncelerim,görüşlerim yaşıtlarımdan farklıydı.Okuduklarımın etkisi mi yoksa atalarımdan aldığım kanın etkisi mi bilemem ama her zaman önder olma arzusu,lider olma hırsı içindeydim.O yaşlarda bile okuldan çıkınca örgülü,bağlı saçlarını dağıtan çocuk yaştaki kızların peşinde dolaşan arkadaşlarıma acıyarak bakar,dava adamı olmayı düşünürdüm.Bu sebeple istisnai bir liseliydim.

Sevgiye ve saygıya çok fazla önem verdiğimden bana negatif enerji veren insanların etrafımda olmasını hiç istemedim..

     Hayatın özde çok basit ama bizlerin zorlaştırdığı bir yolculuk olduğuna inanırım.Bu yüzden herkesin bir arayış içinde olduğunu, ama kimsenin aradığını tam olarak bulamadığını düşünüyorum.Kimilerimiz aşk hayatında, kimilerimiz iş hayatında, kimilerimiz ise aile yaşantısında bin bir sorunla boğuşup dururken, girilen çıkmazlar içinde sıkıntılarla yalnız kaldığımız anlarda belki küçük bir hikaye, belki bir şiir ya da bir söz hayatımıza yön verir.

     Varolan hayatım boyunca yaşadığım anın kıymetini bilmeye çalışanlardan olmadım.Ama olmakta fayda varmış.Zaman korkutucu bir hızla geçiyor.Ne güzel tanımlamış Resulullah;”Dünya hayatı çölde yolculuk eden bedevinin bir hurma ağacının gölgesinde aldığı bir anlık soluk gibidir.”

     İşte böyle efendim; Şu sıralar ekonometri ana bilim dalında yüksek lisans yapan, hâlihazırda ekonomist olan tazecik bir ömrün hikayesi bu. Muhakkak ki bir gün bu yazdıklarımı birileri okurken ben bu dünyadan ayrılmış olacağım. Belki rüzgar bana ait zerrecikleri savuracak belki tenim sarı bir gül goncasına yaprak olacak… Oysa yaşarken güneş benim için doğuyordu,dünya benim için dönüyordu, denizler benim için dalgalanıyordu, lodos benim tenimi okşamak için esiyordu. Ama bir gün öleceğim,ama bir gün öleceğiz. Çoğu zaman hayatımı yaşamaya değer kılacak nev’i şahsına münhasır aday, seni bulduğumda gözlerinde gözlerimden gayrısını bulamayacağım Nâr’ım sende öleceksin. Bizim ölmemiz dünyanın anlamından hiçbir şey eksiltmeyecektir…

Bu bilmece çözülmez..!

my@omrum.net