İki kalp aynı anda duramazdı

0
1.986

Bardaktan boşanırcasına yağan yağmurun altında gözünün önüne düşen uzunca saçlarının ucundan süzülüyordu artık gözyaşları… Mutluluğu yakaladığı o iki avuç arasında üşüyordu. Duyduğu en güzel ve en özel ses o iki dudağın arasından çıkmıştı. O iki güzel gözün huzurunda mutlu olmuştu, hiç olmadığı kadar…

Koşmaya başlamıştı ıslak kaldırımlarda. Perdenin arkasındaki gözler yaşlara boğulmuş, onu izliyordu. Yere düşüşüyle ardından bakan o gözler dudakları titretiyor, hıçkırıklara boğuyordu.

Dün sabah gülümseyerek uyanmıştı ikiside. Birbirine dokunan kalpleri ancak mutluluk ve heyacan verebilirdi. Sadece aşkı çağrıştırabilirdi, o bir ömür kulaklarında yankılanacak kelimelere hayat veren sesleri…

Sönemezdi bu dünyanın ışıkları. Bir gece vakti bankta oturuşlara sesleriyle tanıklık eden börtü böceğin sesi kesilemezdi. Aşk susamazdı, susmamalıydı. Gülen gözler solamazdı.

Güneşin tekrar doğacağına inanmak mümkün değildi artık. En uzun gece buydu hayatlarında, en karanlık, en sessiz. Bir kabus olmasını dileyen iki yürek vardı aynı sebeple durma noktasına gelen. Aynı kaldırımın aynı karesine iz bırakan birbirinden uzaklaşan küçücük yürektiler.
Korkunç bir kabus ancak sımsıkı, sıcacık sarılışla uyanabilirdi.
Bir muma daha üflendi bu gece…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here