Sen anla…

0
2.514

Mevsim değişeli çok oldu, kefenledim kuruyan dudaklarımı…
Müziği çok yüksek seste dinliyorum artık. İçimdeki sesi duymamak için bahanelerimden birisi bu, bilirsin. Kafam kesinlikle dağınık olmalı uyuyabilmem için hatta itiraf edeyim, deyim yerindeyse paramparça olmalı, yoksa sabahlıyorum her defasında. Bıraktığın gibiyim aslında, değişen şey sadece bugün bir dakika şaşıran saatim, o yüzden tam bir dakika, evet tam bir dakika afalladım. Geriye kalan 23 saat 59 dakika hala şapşaldım.

Ağlamıyorum, bakma öyle! Merak etme beni olur mu.
Biliyorum sen orda oturuyorsun yine, birazdan kendin teklif edeceğin kahveden habersiz. Kaldırımdayım hala evet. Soğuk değil ki. Hem üzerimdeki sıcak tutuyor. Kulağına söylemek istiyorum masum bir gülümseyişi hatırlayarak; ‘Aslında çok soğuk…’ Titremiyorum, sadece bacaklarımı hareket ettirerek ısınmaya çalışıyorum. Canlı müzik vardı yine orada, hergün var aslında, gideceğim gideceğim diyorum her önünden geçişimde, bir türlü gidemiyorum var ya. Ben söylemem pek ama, müzik hala canlı burada, 1 Temmuz gecesi yine bu arada, sen anla….

Bir filme gittim daha geçen hafta. Tam olarak öyle sayılmaz aslında. Salonun kapısında duraksadım, ışıklar sönüktü korktum, bir başkası… olur ya. Evet param pulum yok, bir biletle iki kişi girmeye devam ediyoruz, korkma. Biletin üzerindeki yan koltuğu ben karalıyorum kurşun boyamla…

Müzik yine son ses kulaklarımda,
gözlerimde ıslanmış hatıralarınla,
bak hala bembeyaz bu sayfa.
ben söylemem sen anla…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here