Tutku

0
1.930

İnceden bir yağmur başlasın tıpkı o günkü gibi.
Yerlere göklere sığmayalım.
Umudumuz olarak soluduğumuz birbirimize, aşka sırılsıklam yürüyelim.
Aramızdaki dağları, yolları, yılları umursamayalım yine,
Sımsıkı olduğumuz anlar uçuşsun gözlerimizin önünde.
Daha önce hiç bulunmadığım odasında yine varmışım gibi sorsun renklerin yerini.
Biliyorum diyeyim; Hala şu çekmecede.

Yaşayabilme ihtimalimi sakladım avuçlarımda.
Saçlarını koklayabilme hayalini taşıdım yüreğimde.
Hasretin iki büklüm ettiği günlerim hala omuzlarımda.
Onun umrunda değil hiçbiri biliyorum.
Döktüklerinde gizledi hepsini, yine yalan söyledi.
İşine geldi.
Beni suçlu ilan etti.

Kıskançtı ‘O’…
Gözlerine değmeyeyim istedi kimsenin.
Beni suçladı.
Bende kıskançtım.
İstemedim sözleri kimsenin kulağına çalınmasın.
Kimse görmesin,
Hatta gölgesine gölge değmesin istedim.
O hep beni suçladı.

Benimde sevgim böyleymiş.
Herkes aynı şekilde sevecek değilmiş.
Ama çok sevmemi isterdi hep.
Oysa tahmininden de öte bir sevgi büyüttüğümü göremedi.
Sabredemedi.
Kendisi hata üstüne hata yaparken affedendeydi suç.
Kendi kendimi değersizleştirdim.
Olgun olduğuna inandım.
Çocukça bahaneler arkasına sığınabilecek kadar küçüleceğini tahmin bile edemezdim.

Yağmur yağdı yine bir gün.
Otobüs durağına gittim.
Havadaki mutluluğu biraz daha solumak için bir sonraki otobüsü bekledim.
Çok kısaydı aslında mutluluk.
Bende kısa tutmalıyım artık.
Karşılıksız resim çizmeliyim.

Gömmedim hiçbir zaman sevdiğim şeyleri.
Her biri canlı, tüm yaşanmışlıklarımın.
O anlamadı ama belki sen anlarsın görebildiğime inandığım içindeki çocuk.
Yaşayamadım ne seni ne de onu…
Kıyamadım ne ona, ne de sana.
Sessizce gittim her seferinde…

Seni gölgeledi o, böylede sürecek…
Uzun değil senin ömrün.
Pencerelerine siyah çökmüş,
Kurtulmalısın sende bir an evvel,
Çıkmalısın o kirli bakışın, gülüşün ve yalan bir bedenin gerisinden…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here