Mavi Dünyam!

Unuttun Kutlamayı

Düşündürdüklerinden kendimi duyamaz bir hâl aldım ey yolcu. Kalıcı olduğuna inandığımdan herhalde ciğerlerimin hâlâ yanıyor olması. Seninle geçen her anım unutturmuyor derdi, kederi. Başladığın yerde bitirdin sen yolculuğunu. Yarım bıraktın adımı, sensiz bıraktın yanımı.

Nefesim dedim sana ben, aldığım her nefesi verdiğimi bilmeden. Bu muydu hatam? Gidişinin bahanesi olarak kendimi nelerle kandırdığımı bilsen yine için hüzün dolu olduğunda bile gösterdiğin tebessümü sunardın bana en derininden. İçimi okşardı gözlerin, uzaklardan bile ulaşan kokun sarardı odamın dört bir yanını.

Geçen sefer sesini duyurmadığın için kutlamadığına kızıp bahane ettiğimi bilmeden, ertesi gün kapına gelişimi hatırlarsın bu gece… Yine öyle bir bekleyişle uzandım balkonunun altına dün gece. Senin için doğduğumu sandırdığın günleri hatırlattı yürüdüğüm yollar. Bu kez hatırladın mı gerçekten, tüm önemini senin varlığından almış olan günü… Belki de yine vardır geceni uzatan kahrolası benzer bir yalan gerekçen.

Hissediyorum bu aralar seni yakınlarda. Ne olur karşıma çıkma. Aklım alsa da, senden uzak kalmayı dinletemedim yüreğime ben daha. Git! Ne olur çıkma karşıma. Yolunu değiştir beni gördüğün zamanlarda. Bundan sonra üzme madem beni, yola soktum dediğin saçma sapan mantığınla. Git. Git. Git! Verdiğin sözleri unutmuşluğun bile yeter bana, beni hatırlama.

Her gündoğumunda heyecanımı bölmek zorunda mısın hatıralarınla.
İzlemekten keyif aldığım yüzleri bölmek zorunda mı gözlerin, hâlâ bana sen gibi baka baka…
Önüme çıkmak zorunda mı izlerini taşıyan satırlar, defterlerimi her karıştırdığımda.

Bir sabah uyanıyorsun ve körsün !
Bunu düşün.
Renkleri düşün,
Yüzünü düşün,
Kaldırım taşlarının kirini ezbere bilip yürüdüğün sokakları düşün..
Bir sabah hepsinin yok olduğunu düşün..
Bir sabah hepsinin seni terk ettiğini…

21.05.2013

Leave a Comment