Yürüyen Merdiven

Aynı Havayı Solumak

yazan: Mecnun

Yıllar boyunca hafızasında kalacağını bilmediğin bir çocuğun gözlerine değdi tebessümün sıradan bir günde caddede yürürken. Onca mevsim sonra bir an masumiyeti sorgulayan o gözler senin tebessümünü hatırlayacak ve senin bundan haberin olmayacak. Bu bir oyun değil de nedir?

Bir fotoğrafın var ki…
O tarihlerde seninle aynı yerdeyim. Bir kafede arkadaşlarınla oturuyorsun. Sanıyorum onları ziyarete gelmişsin. Sırtın kapıya dönük…

O gün belki ders aralarında uğradığım ve kapıdan girip her zamanki gibi doğruca yukarı kata yöneldiğim bir gün. Seni o gün görmedim ama aynı havayı solumuşum.
Belki de o gün o kafeye gelmedim ama senin üniversiteye gelirken bindiğin otobüsteydim. Bir sonraki durakta da ben indim. O düğmeye senden hemen sonra ben bastım. Belki de bir sonraki otobüsteydim.
Fark eder mi?
Ben o şehirde seninle aynı havayı defalarca solumuşum.
Aynı kaldırım taşına farklı zamanlarda defalarca iz bırakmışız.

Başka bir fotoğraf, başka bir şehir…
Tatildesin. Kafede oturuyorsun. Dışarda o kabalalıklar içinde yürüyen biri var. Bilmiyorum senin orda oturduğunu. Bilmiyorum yıllar sonra görecek olacağım ve gördüğümde içimde fırtınalar koparacak olan güzel yüzün sahibinin orada olduğunu. Seninle aynı havayı solumaya devam ediyorum…

Aslında biliyorum ki çok daha önceden seninle aynı caddede, aynı alışveriş merkezinde, aynı sinema salonunda bulunmuş olmamın ihtimalleri o kadar çok ki. Sadece tanışmış olmak değil aynı şehirde nefes almış olmak bile beni mutlu ediyor.

Yazar Bilgisi

Mecnun

Sessizliğiyle dikkat çekse de lise yıllarında radyo programcısı. Aynı zamanda web geliştirici ve blog yazarı. Gitarıyla seslendirmeye çalıştığı şarkılarda yaşayan bir ruh hastası. İşte sana minik bir tanıtım yazısı. Detaylı bilgi için tıklaman gereken yer Hakkımda sayfası...

Yorum Yap