Mavi Dünyam!

Değer miydi?

yazan: Mecnun R.

Bunu daha önce yapmadığım için ilk ve son olacak. Şimdi bırak ne varsa elinde. Seni geçmişten bir güne götüreceğim. Ehliyetini alır almaz kendini İstanbul’un kalabalık trafiğine attığın o güne gidelim. Hani ikinci vitesten sonra üçüncüyü umursamayıp, yüzüne bakmadığın o gün bir de camları indirip müziği son ses açmıştın. Hatırla! O şarkıyı aç şimdi. Yüksek sesle şarkıya eşlik ettiğin o güne git. Git bana dinlettiğin o şarkıyı hatırla… Zorlandın mı acaba? Daha da eskiye götürmeyi düşünmüştüm aslında. Ondan da önce ki yıla gidelim. Bu arada şarkıyı çok düşünme. Bana bağıra bağıra söylediğin o şarkının adıydı Sensiz İstanbul’a Düşmanım…

Senin ne düşündüğün konusunda en ufak bir fikrim yok. Sana merhaba dediğim gün tam 10 yıl önceydi. Dile kolay değil mi? Koskoca on yıl…

3652 gün geçti, geçmeye devam ediyor. Fazlası var, eksiği yok!

Buluşmak için gün saydığımız yılları hatırlarsın belki. Kısaymış oysa… Beklediğim o geçmeyen günleri şimdi düşünüyorum da, ne kadar da kısaymış.

87600 saat önce ilk heyecanı tatmışım. 5256000 dakika geçmiş senden mesajlarıma cevap beklediğim o günlerin üstünden. Nasıl da kızardım değil mi? 1 dakika gecikse yanıtların sinir küpüne dönerdim. Şimdi bakıyorum o günlere 315360000 saniye olmuş geride bırakalı.

Gece 00:00 ‘da attığım mesajlara sevinirdin. Denk gelirdi çoğunlukla. Sevinirdin. Zamanda seni severdi zaten. Şimdi denk geliyor mu acaba karşılıklı akla gelen düşünceler aynı zamana. Geçen 18921600000 salise arasında kaç kez yakalandık aynı yıldıza bakarken?

Bir önemi var mı? Var desen ne yazar. Kaç mevsim geçti üzerinden…

Ben on yıl öncesine gitmek istiyorum. Daha ilk günden başımı derde sokacağımı bile bile hatta isteye isteye seninle muhabbet kuracağım o günlere, aylara, yıllara gitmek istiyorum. Seninle beraber adım atacağımız onca yılın başlangıcı o güne gitmek istiyorum.

O gün benim hayatımın dönüş noktalarından biri olmuş. Farkındaydım ama bu kadar keskin bir dönüş olacağını düşünmemiştim. Bir gün gideceğini bile bile sevmiştim. Ama gidişinin hayatıma bu kadar etki edeceğini düşünememiştim. Aslında bu durum nasıl gittiğinle de alakalı. O yüzden başlangıçtaki fikirlerim doğruymuş, hesaba katmadığım senin yürüdüğün yolun yol olmayışıymış. Mahvettiğin hayatımı, cevapsız bıraktığın onca sorumu geride bırakıp gittiğinden sonra çok kez düşündüm canını yakmayı. Ama yapamadım. Yıkık bir hayat nasılmış kendimde gördüm. Benzer bir hayatı senin yaşamanı istemedim. Üstüme yıkılan dünyanın haricinde bir de seninkiyle boğuşamazdım. O yüzden kesip attım sana zarar verme düşüncelerimi. Hesap gününe inanmıştık çünkü. Bende hesabını soracağım o günü beklemeye karar verdim. Ayrıca baktım ki çevrendekiler gerçekten karanlık. Belki senden daha karanlık değil ama karanlık işte. Sen anlatırken abarttığını düşünmüştüm. İletişime geçince gerçekten anladım ki sana zarar gelince sevinecek kimseler var. Zaten bulmuşsun, dedim ve uzaklaştım. Bir de sana verdiğim değeri bilmezden gelip, o gösterdiğin büyüyü benden bilmen son noktayı koymuştu. Benim böyle cahilliklerle işimin olmayacağını bilirdin. Sana bunu yapabileceğimi düşünmüş olman bile yeterdi beni tanıyamamışlığını göstermen için. Sana da değmezdi. Onları sevindirmeye de…

Tanışma yıl dönümümüz kutlu olsun!

 

Yazar Bilgisi

Mecnun R.

O artık resmen bir ekonomist. Aynı zamanda web geliştirici ve blog yazarı. Gitarıyla seslendirmeye çalıştığı şarkılarda yaşayan bir ruh hastası. İşte sana minik bir tanıtım yazısı. Detaylı bilgi için tıklaman gereken yer Hakkımda sayfası...

Yorum Yap