Yürüyen Merdiven

Gözlerimin önünden geçen 15 yılın fotoğrafı…

yazan: Mecnun R.

Kardan adam “yapamadığın” için yardıma çağırdığın gün desem, söversin biliyorum. O gün tanıştık. Arka tekerine ayak ucundan tutunarak bindiğin bisiklet hafiflediğinde anlamıştım düştüğünü. İlk o gün korkutmuştun. Korku demişken burnunu kırdıklarının haberini aldığımda da korkmuştum. Belki de senden kısa bir süre önce benim dayak yediğimde merak etmişsindir nasıl bir his olduğunu. Kalabalıklara tek daldığımızda ağzımız gözümüz hatta burnumuz patlıyor gardaş aman dikkat 🙂

Henüz liseliyken katıldığımız üniversite etkinliklerinde kaçak girdiğimiz konserleri de unutma. Hatta senin salonun dışında kaldığın çaldırmalık tek kontörünü yediğim Emre Aydın konserini de hatırlarsın. Güzeldi hepsi. Yıllar sonra o salonlarda senin mezuniyet töreninde sahnede bu kez seni izlemekte bugünkü kadar duyguluydu. Hepsi bir hatıra. Her biri hikaye.

Ehliyete yaşımız tutmuyorken arabanın anahtarını kapıp sabah saat 5’te beni aramaların, uyandırmaların, arabayı aldığını baban farketmesin diye neredeyse aynı yere milim milim park etme çabaların… Her biri gözlerimin önünde. Tekrardan yaşadım. Okuldan kaçıp sabahın kör vaktinde Mehmet abi’nin dükkanı açmasını beklediğimiz günlerde var haklısın. Daha niceleri… 🙂

Şimdi bakıyorum. Düğün salonundayız. Mahallede kenardan oturup gizli gizli sigara içtiğimiz düğünlerden değil bu kez. Damat sensin. Büyümüşüz Çağrı. Yıllar geçmiş. Ban hâlâ buluştuğumuz o üç kuruşu birleştirip sigara aldığımız günleri sanki dünmüş gibi anımsıyorum.

Böyle düşünmemin sebebi içimdeki heyecanın çocuk gibi oluşundan sanıyorum. Bir çift gözün bakışları karşısında, bir tebessümün içimde oluşturduğu o his… Çok masum duruyor. Hissettiklerimi anlatamıyorum. Belki sözlerimden değil yüreğimden hisseder dedim. Belki gözlerimden belli olur görür dedim. Hayalleri buna mani oldu. Diyemedim işte. Hayallerine hayalim gibi sahip çıkarım diyemedim. Gerçekleştiğinde beni dinler misin, seni tanımama müsade eder misin bile diyemedim. Ben seni beklerim, sende beni bekler misin, diyemedim. Desem inanır mıydı? O’na bakarken nefesimi kesen bir yakalanma hissi.. Bakışlarında göğsüme ok gibi saplanan bir yanma var. Sesini duyduğumda hissettiğim heyecanı tarif bile edemiyorum. Ayrılırken bu şehirden, aklımda o var. Gönlümde gitmemek var. Tekrar görme ihtimallerimi beklemek oturup sadece O’nu düşünmek var. Aklım kavaklıkta bir çift gözün güzelliğinde, bir tebessümün sıcaklığında kaldı. Aklım fikrim hep O’nda kaldı. Bana hep kızdın. Hiç bugüne kadar sana kimse hakkında bahsetmedim diye.
Şimdi oldu mu ? 🙂
Aklımı aldı Çağrı. Söylesene henüz tanımıyorum bile. Duyduğum bu özlem nasıl var oldu? Yüreğim tanışamadığım yerlerde kaldı. Yapsana bir dostluk, teselli versene. Tek teselli var biliyorum. Nasipte varsa bekler değil mi? Hayallerinden sebep tanıyamadığım bana bu hisleri yaşatan güzelin hayallerinde olmayı isteyecek kadar hesapsız benim hayallerim…

Bahsetmedin diyemezsin. 🙂 Evlisin hem artık. İzin alıp dışarı da çıkamazsın sen. Bundandır ilk ve son bahsedişim. Düğününü hiç unutmayacağım Çağrı 🙂
Allah yuvanıza bereket versin kardeşim.

Yazar Bilgisi

Mecnun R.

O artık resmen bir ekonomist. Aynı zamanda web geliştirici ve blog yazarı. Gitarıyla seslendirmeye çalıştığı şarkılarda yaşayan bir ruh hastası. İşte sana minik bir tanıtım yazısı. Detaylı bilgi için tıklaman gereken yer Hakkımda sayfası...

Yorum Yap